3 Temmuz 2008 Perşembe

:mentalKLİNİK-02.{oyun} istanbul 2001-2002

:mentalKLİNİK, yasemin baydar, birol demir
editör: tül akbal süalp
grafik tasarım: ulaş eryavuz
katılımcılar: zehra tümertekin, ela cindoruk, nermin er, dara kılıçoğlu, /a/p/o/g/s/; sofie fischer, carl connaughton, ture anderson, mads quistgaard, özer yalçınkaya, ayşin aşkar, serkan şedele, melis ağazat, asuman krause, demet yoruç, göksun çam, yasmin iris yağlıyan, ulaş eryavuz, teri roditi, yael roditi alau, aysim türkmen, ethem özgüven, aykut erdoğan, dd, yasemin baydar, birol demir, ethem özgüven, dilek winchester, aleksandra seculic, snezana skoko pabic




















hayat oyun ise oyun nedir?

Oyun toplumsallaşmak, deneyim üretimek ve yaşamayı denemek olabilir mi? Hataların kabul gördüğü, yanlışın doğru, doğrunun yanlış olabildiği; çocuğun yetişkin, yetişkinin çocukmuş gibi yapabildiği; toplumsal hiyerarşinin sınıfların ve ayrılıkların kuralların yeniden kurulduğu başka bir yer midir?

Oyun doyum ve haz pisliğe bulanmak, kirlenmek ve arınmak, yıkım ve dirimdir. aynı zamanda. oyunu böyle tarif ettiğimizde Bakhtin'in karnaval kavramına doğru yaklaştırırız onu. Oyun şiddet, acımasızlık, tutku ve aşk olduğunda, Fromm'un şiddetin en zararsız boşalma alanı olarak gördüğü yerde ve Freud'un şiddetin ve enerjinin yeniden dolma adreslerinden birinin içinde düşünmüş oluruz, onu. Oyun tanrılaşmanın, hâkim olmanın, eyleyen ve eylenen olmanın da alanıdır. İktidarın ilk eğitim mecrası, yetişkin olmakla olamamak arasındaki kıstastır.

Oyun bir süreliğine başka türlü ve keyfince yaşamanın iştahasını ve kışkırtıcılığını taşır. Kimse sizi sorumlu tutamaz oynadıklarınızdan dolayı; bir kurmacadır altı üstü oyun; mahsus yapmışsınızdır; sadece "mış" gibi. Ve zamanla steril kalmanın, sorumluluk almamanın sistemli bir yöntemi, baskın ve yaygın üslubuna bile dönüşebilir.

Aynı zamanda, içinde yaşarken özlemini duyacağınız toplumsallaşma deneyimidir de. Birlikte dönüştürülerek kurulan bir dünyadır. Daha sonra danslarda, o an için birlikte üretilen müziklerde, birlikte söylenen şarkılarda tekrar ve tekrar yakalanabilecek toplumsallaşma, üretim ve deneyim hazzının altından gülümser. Böyle yorumlandığında, bazen sakıncalı göndermeler de üretir. Ciddiyetsizliğin alanına itilir. Oysa birlikte oyun oynamak da, şarkı söylemek de ciddi bir iştir. Ve hazzın haz olarak telaffuz edilmediği, edilemeyeceği o yasaklı alana yani ciddi sayılan oyunlara bırakır alanını: savaşlara, borsalara vs.

tül akbal süalp


..........................


:mentalKLİNİK-02.{game} istanbul 2001-2002

:mentalKLİNİK, yasemin baydar, birol demir
editor: tül akbal süalp
katılımcılar: zehra tümertekin, ela cindoruk, nermin er, dara kılıçoğlu, /a/p/o/g/s/; sofie fischer, carl connaughton, ture anderson, mads quistgaard, özer yalçınkaya, ayşin aşkar, serkan şedele, melis ağazat, asuman krause, demet yoruç, göksun çam, yasmin iris yağlıyan, ulaş eryavuz, teri roditi, yael roditi alau, aysim türkmen, ethem özgüven, aykut erdoğan, dd, yasemin baydar, birol demir, ethem özgüven, dilek winchester, aleksandra seculic, snezana skoko pabic



















If life is a game, what is game?

Games may be all about life, experience, production and giving a try to live in different ways. It most probably takes away the socially well-defined boundaries and rules. It is like another country or at least an unlimitedly open domain for its players in which everything can be switched, replaced, shifted; child can become an adult, an adult can become a child. One can put everything upside down; inside out and vice versa.

Game might be an experience of getting dirty or purifying oneself, having filled with satisfaction, pleasure but at the same time feeling disposable, emptied or exhausted. It is on the thin border of being god like or being a dust. Therefore it comes close to bakhtinian carnival where death can rebirth; joy intervenes dullness. For, it is the most harmless way to discharge anger, aggression and violence. It can be the best well-known address for refill and disposition of energy according to Freud.

In games there is always a space for irresponsibility, for staying untouched, for surviving sterilized since whatever you do is just a game; you cannot be held responsible for any harm because you are just being someone or something; you don't need to carry the burdens on your shoulders, you don't need to pay for damages you caused.

Yet games carry and hold the possibilities of being social since they can be about experiences of being in and through a society in which players can also produce a new world and unknown, untold experiences.

tül akbal süalp